Bu
sıralarda 1 Ağustos 1914'te Almanya'nın Rusya'ya harp ilanı ile I. Dünya
Savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal gelişen siyasi ve
askeri olayları büyük bir dikkatle izlemekte; bir taraftan da görüş ve
düşüncelerini Harbiye Nezaretine bildirmekte idi. Ona göre katılma zorunlu
hale gelmedikçe Osmanlı Devleti bu büyük savaşın dışında kalmalıydı. Ancak
olayların süratle gelişmesi 29 Ekim 1914'te Osmanlı Devletini de ister
istemez İttifak Devletleri yanında harbe girmek mecburiyetinde bıraktı.
Mustafa Kemal bu gelişmeler üzerine
Başkumandanlıktan kendisine faal bir hizmet istedi ise de uzun süre bu
isteği yerine getirilmedi. Nihayet ısrarı üzerine, kendisini 20 Ocak 1915
tarihinde, Tekirdağ'da teşkil edilecek 19. Tümen Komutanlığına tayin
ettiler. Mustafa Kemal, bu tayin üzerine Sofya dan ayrılarak İstanbul a
döndü; derhal yeni görev yerine hareket ederek Tümenini kurdu. Bu Tümen kısa
süre sonra görülen lüzum üzerine 25 Şubat 1915'te Tekirdağ'dan Maydos
(Eceabat)'a nakledildi.
Mustafa Kemal burada,19. Tümene ilâveten 9.
Tümenin 2 Piyade Alayı ve bazı topçu birlikleri de emrine verilerek Maydos
Mıntıkası Kumandanı olarak görev yaptı.
Gelibolu Yanmadasında önemli olaylar oluyordu. İngiliz
donanması 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazını geçmeye teşebbüs etti ise de
kıyı topçusunun başarılı savunması karşısında, muvaffak olamayarak ağır
zayiat verdi. Donanması ile Boğazı geçemeyen düşman, bu defa Gelibolu
Yarımadasını çıkarma ile zorlamaya karar verdi.
Olaylar bu şekilde gelişirken,
Genelkurmay Başkanlığı da 23 Mart 1915 tarihinde Gelibolu'da 5. Ordu
kurulmasına karar vermiş, Komutanlığına da Alman Generali Liman von
Sanders'i atamıştı.
Liman von Sanders, muhtemel düşman taarruzuna karşı kuvvetlerini üç gruba
ayırarak planını yapmış; Mustafa Kemal'in başında bulunduğu kuvvetleri ordu
ihtiyatına almıştı. Mustafa Kemal bu plan gereğince 18 Nisan 1915 günü
Tümeniyle Bigalı'ya geçti.
Düşman birlikleri 25 Nisan 1915 günü Seddülbahir ve Arıburnu bölgesinden ilk
çıkarma hareketine başladı. Ancak çıkarma hareketi ilk gün karşısında
Mustafa Kemal'i buldu. Mustafa Kemal, çıkarmanın başladığını görür görmez,
kuvvetlerini süratle Bigalı'dan Conkbayırı'na sevketmişti. Arıburnu'ndan
Conkbayırı'na ilerleyen İngiliz kuvvetleri, o gün, Mustafa Kemal'in komuta
ettiği 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzu ile geri çekilmeye mecbur edildi.
Conkbayırı taarruzunda Türk askeri görülmemiş bir inanç ve cesaretle
savaşıyor, tarihin en büyük kahramanlık sahneleri sergileniyordu. Dâhi
komutan, kumandanlara verdiği emre şu cümleleri de ilâve etmişti: "Ben, size
taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman
zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir!"
25
Nisan 1915 günü başlayan çıkarma, kuvvetlerimiz tarafından kıyıya kadar
itilmesine rağmen düşman, 26 ve 27 Nisan 1915 günleri de çıkarma harekâtına
devam etti. İlerlemek isteyen İngilizlerle yer yer şiddetli çarpışmalar
oldu; ancak her taarruz Türk askerinin kahramanca savunması karşısında
başarısız kaldı. Mustafa Kemal, Çanakkale Cephesindeki bu üstün başarıları
üzerine 1 Haziran 1915'de Albaylığa terfi etti.
Düşman, Çanakkale'de başarı sağlayamamasına, ilerleme gösterememesine
rağmen, yeni bir çıkarma yapmada kararlıydı. Düşünülen çıkarmanın
gerçekleşebilmesi için, her şeyden önce ilk direnç hatlarını oluşturan
Arıburnu ve Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerinin yerlerinden sökülmesi
gerekiyordu. İngilizler bu amaçla 6 ve 7 Ağustos l9l5 günleri, takviyeli
kuvvetlerle yeni bir taarruz daha denediler; düşman kuvvetleriyle,
kuvvetlerimiz arasında şiddetli muharebeler oldu. Ancak, Mustafa Kemal'in
aldığı önlemIer sayesinde düşmanın bu taarruzu da gelişme imkânı bulamadı.
Arıburnu ve Seddülbahir'deki taarruz devam ederken İngilizler 6 Ağustos 1919
akşamı Çanakkale'nin güney kıyılarına da asker çıkararak ilerlemeye başladı.
Bu suretle Anafartalar Bölgesi de ansızın kritikleşti. Gelişen bu buhranlı
durum üzerine Liman von Sanders'in emri ile komuta değişikliği yapılarak,
"Anafartalar Grubu Komutanlığı'na 8 Ağustos 1915 tarihinde Albay Mustafa
Kemal. qetirildi. 9 Ağustos 1915 günü komutayı ele alan Mustata Kemal
beklemeksizin aynı gün yaptığı taarruz ile ilerleyen İngiliz kuvvetlerini
tekrar çıkarma yaptıkları kıyılara itti. Aynı günün akşamı Conkbayırı
bölgesine geçerek buradaki kuvvetleri de 10 Ağustos 1915 sabahı taarruza
geçirdi. Böylece düşmanın ilerlemesine imkân verilmemiş; aksine tutunduğu
mevzilerden tamamen çıkarılarak Anafartalar bölgesine tam anlamıyla hâkim
olunmuştu.
Mustata Kemal, 25 Nisan 1915 taarruzunda olduğu gibi 9 ve 10 Ağustos
taarruzlarında da bizzat ateş hattında bulunmuş, ateş hattından emirler
vermiş, bu davranışı yanındaki subay ve erler için ifadesi imkânsız cesaret
kaynağı olmuştu. Conkbayırı'nda kalbini hedef alan bir kurşun, cebindeki
saate çarpıp geri döndüğünden mutlak bir ölümden kurtuldu. Bu muharebeler
esnasında gösterdiği kahramanlık, azim ve yüksek kumanda kudreti, kendisine
memleket içinde ve dışında büyük ün sağladı. Artık o, "Anafartalar
Kahramanı" olarak anılıyordu. Aylarca süren çıkarma ve savaşlar sonucu
ilerleme kaydedemeyen İngilizler; nihayet 1915 yılı Aralık sonunda
müttefikleriyle beraber Çanakkale'den çekildiler. Düşmanların Çanakkale
Boğazı'nı geçememesi, İstanbul'un işgalini önlemiş; İngilizlerin, Marmara ve
Karadeniz üzerinden müttefikleri Rusya ile bağlantı kurma hayallerini
söndürmüştü. Bütün bu olaylar, bir anlamda, I. Dünya Savaşının akışını da
etkiliyor, dünya tarihinin yönünü değiştiriyordu. Bu savaşlarda İngilizler
insan, araç ve gereç yönünden Türklerden şüphesiz ki çok fazla idi; ancak
onların unuttukları nokta, Türk askerinin tarihsel kahramanlığı ve bu
kahramanlığı yönlendiren Mustafa Kemal faktörü idi. |